07.01.2013 - 18:01
Okunma (1916)
Yorum (0)
Paylaş

2013, Ek Ödeme Mağduriyetinin Sona Erdiği Yıl Olmalıdır

2013, Ek Ödeme Mağduriyetinin Sona Erdiği Yıl Olmalıdır

 

 

 

Eğitim-Bir-Sen'den Yapılan Açıklama: 2013, Ek Ödeme Mağduriyetinin ve Kamuda Başörtüsü Yasağının Sona Erdiği Yıl Olmalıdır

 

 

Genel Başkan Yardımcımız Murat Bilgin, devletin, inanç özgürlüğünü kısıtlayan despotik yaptırımlarla yıllardır toplum mühendisliği yapmaya çalıştığını belirterek, “Üniversite kapılarında yaşanan dramlar, ikna odalarındaki imha süreçleri, kamuda disiplin süreçlerini işletip işine son verilenler dâhil yapılan baskı ve dayatmalar, sadece ve sadece devletle milletin arasını açmıştır. Milletine yabancı devlet ve devletine küskün millet oluşmuştur. Zorla vatandaşının başını açan devletten, vatandaşını baş tacı eden devlete geçilmelidir” dedi.

Muğla, Aydın ve Denizli şubelerimizin il divan ve işyeri temsilcileri toplantılarına katılan Murat Bilgin, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Bilgin, 2013'ün, ek ödeme mağduriyetinin giderildiği, kamuda yaşanan başörtüsü yasağının sona erdiği yıl olması gerektiğini kaydetti.

 

“Bugün üniversite kapılarındaki dramı, 8 yıllık kesintisiz eğitim dayatmasını, Kur'an kurslarına yaş sınırlamasını, Milli Güvenlik Dersi marifetiyle eğitimcilerin fişlenmesini, katsayı zulmünü, öğrencilere tek tip kıyafet dayatmasını, öğretmen adaylarına stajı zindan eden yaptırımları konuşmuyoruz” diyen Bilgin, şöyle devam etti:

“Bunlar önemli ve atılması gereken adımlardı. Bu adımlara bir yenisi daha eklenmelidir. O da; kamu çalışanlarının saçı, sakalı, bıyığı, tırnağı ile uğraşan, erkeklerin favori uzunluğu, kadınların ise ayakkabılarının topuk uzunluğu ile ilgilenen, giydiği pantolonun kumaşını belirleyen, kadınlara başı açık olarak çalışmayı dayatan 1982 darbe dönemi kalıntısı çalışanların kılık-kıyafet yönetmeliğidir. Devlet, zorla vatandaşının başını açtırmak için vatandaşından vergi almamaktadır. Vatandaş, ‘devlet bana zulmetsin' diye devlete karşı yükümlülüklerini yerine getirmemektedir. İnsan hak ve özgürlüklerinin önündeki vesayet izleri kaldırılmalı, zorla vatandaşının başını açan devletten, vatandaşını baş tacı eden devlete geçilmelidir.”

 

Kıyafet Özgürlüğü İçin 10 Milyonun İrade Beyanını Başbakan'a Sunacağız

30 Kasım'da TBMM önünde başlattıkları kamuda kılık-kıyafet özgürlüğü eylemini, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü'nde 81 ilde basın açıklamaları ve 2 Ocak 2013'te işyerlerine serbest kıyafetle giderek sivil itaatsizlikle devam ettirdiklerini kaydeden Bilgin, “Kamuda kılık-kıyafet özgürlüğü talebimizde kararlıyız. Kararlılığımızı ortaya koymak için Ocak ayı içinde 10 milyon imza toplayıp Başbakanlığa irade beyanında bulunacak ve imzaları hükümete sunacağız” şeklinde konuştu.

 

KHK'nın Tedavisi Ek Ödemenin Telafisi Olsun

Anayasa Mahkemesi'nin, 666 sayılı KHK'nın iptali istemiyle açılan davada, bazı maddelere yönelik iptal kararı verdiğini hatırlatan Murat Bilgin, şöyle konuştu: “Kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasını müteakip doğacak kaosun önlenmesi için Milli Eğitim Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı, ivedilikle hareket ederek, iptal edilen hükümlere dönük yasal düzenlemeler yapmalıdır. 666 sayılı KHK'da unutulan öğretmenler ve öğretim elemanları bu defa kesinlikle unutulmamalıdır. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı, öğretmenler ve öğretim elemanlarının 666 sayılı KHK ile uğradıkları ek ödeme mağduriyetinin telafisi için bulunmaz bir imkândır. 666 sayılı KHK ile ortaya çıkan ek ödeme eşitsizliği giderilmelidir.”

 

Görevde Yükselme Yönetmeliği Sınav Esaslı Olacak Şekilde Değişmelidir

Bilgin, Milli Eğitim Bakanlığı'nın, 950 yeni şube müdürlüğü kadrosu ile birlikte münhal olan eski şube müdürlüğü kadrolarına geçici olarak görevlendirme yapılmasına yönelik yayınladığı ve peşinden geri çektiği genelgeyle kafa karışıklığını ortaya koyduğunu dile getirerek, “Bakanlık, pansuman yöntemler yerine köklü çözümlere yönelmelidir. Başbakanlıkla da görüşülerek, kamu kurum ve kuruluşlarında görevde yükselme ve unvan değişikliği yönetmeliğinde değişikliğe gidilmesi sağlanmalı, şartları tutanlara yönelik adil, şeffaf, sınav esaslı bir seçme yöntemine geçilmelidir. 12 yıldır şube müdürlüğü kadrolarına asaleten atama yapılamamaktadır. Bu durum, şef kadrosunda çalışan yöneticilerimizi de mağdur etmektedir. Görevde yükselme her eğitim çalışanının hakkıdır. Geçici görevlendirme, geçici çözümler getirmekte ama kalıcı sorunlara neden olmaktadır” ifadelerini kullandı.

 

Okul Yöneticiliği Ateşten Gömlek

Eğitim kurumlarına bütçe verilmemesi nedeniyle yaşanan sorunlara da değinen Murat Bilgin, sorunların, Bakanlığın talimatlarıyla her geçen gün daha da derinleşmeye başladığına dikkat çekerek, “Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in kayıt dönemlerinde bağış alınmamasına yönelik geçmişte yayınladığı genelgenin akabinde başlattığı inceleme ve soruşturma süreci 3 binin üzerinde yöneticinin haksız yere ceza almasıyla sonuçlanmıştır. Okul yöneticilerinin Okul Aile Birliği bünyesinden çıkarak kurtulması, okulların bütçe sorunu nedeniyle yaşadığı sorunlardan kurtulmaya yetmedi. Bakanlık herhangi bir bütçe vermediği okullara bol bol talimat vermektedir. Son olarak, sınıf annelerinin okul aile birliklerine yardımcı olmaması talimatı, bütçesiz okulları bağışla birlikte nefes alamaz hale getirmiştir. Yardımcı hizmetli, güvenlikçi olmayan, günlük rutin giderler için bile kaynak bulamayan okullarda un yok, şeker yok, su yok ama okul yönetimlerinden helva istenmektedir. Okul yöneticisi olmanın zorluklarına bir de Bakanlığın uygulamadan habersiz, alandan kopuk talimatları eklenmiştir. Okul yöneticisi olmak adeta ateşten gömlek giymek haline gelmiştir. Bu saçmalığa, ya bütçe verilerek ya da saçmalıklara bir son verilerek dur denilmelidir” diye konuştu.

 

Eğitim Çalışanları da Bakanlık da Belirsizlikten Kurtulmalıdır

Milli Eğitim Bakanlığı'nda işleri soğumaya bırakma alışkanlığının terk edilmesini isteyen Bilgin, sözlerini şöyle tamamladı: “Ara dönemde biraraya gelmeyi hayal eden öğretmenler, sınıflardaki ücretli öğretmenlerin yerine kadrolu atanmak isteyen öğretmenler, görev tanımları ve çalışma süreleri ile ilgili yönetmelik olmadığı için 7/24 çalışıp 40 saat üzerinden ücret alan başta yardımcı hizmetliler olmak üzere birçok eğitim çalışanı var. ‘Sorunlarımız çözülecek mi' diye bekleyen eğitim çalışanları da, Bakanlık da bir an önce belirsizliklerden kurtulmalı, eğitim çalışanlarının sorunları çözülmelidir.”

Muğla Şube Başkanımız Sebahattin Akkır, Aydın Şube Başkanımız Süleyman Alkoç ve Denizli 1 No'lu Şube Başkanımız Ahmet Sert'in de birer konuşma yaptığı toplantılarda, katılımcılar da söz alarak karşılaştıkları sıkıntıları dile getirdiler.

Keyword : 2013, Ek Ödeme Mağduriyetinin Sona Erdiği Yıl Olmalıdır haberi , 2013, Ek Ödeme Mağduriyetinin Sona Erdiği Yıl Olmalıdır oku , 2013, Ek Ödeme Mağduriyetinin Sona Erdiği Yıl Olmalıdır konusu , 2013, Ek Ödeme Mağduriyetinin Sona Erdiği Yıl Olmalıdır hakkında , 2013, Ek Ödeme Mağduriyetinin Sona Erdiği Yıl Olmalıdır manşeti , 2013, Ek Ödeme Mağduriyetinin Sona Erdiği Yıl Olmalıdır perde arkası , 2013, Ek Ödeme Mağduriyetinin Sona Erdiği Yıl Olmalıdır olayı , 2013, Ek Ödeme Mağduriyetinin Sona Erdiği Yıl Olmalıdır son dakika , 2013, Ek Ödeme Mağduriyetinin Sona Erdiği Yıl Olmalıdır

Henüz Yorum Yok.
İlk Yorum Yapan Siz Olmak İstermisiniz.


(Güvenlik İçin Max:750 Karakter)
Kalan Karakter Sayısı





Öğretmenin Haber Kaynağı İletişim:ogretmendenhaber@hotmail.com