22.03.2012 - 22:55
Okunma (1509)
Yorum (0)
Paylaş

Öğretmenlerin Yakasından Düşün Artık

Öğretmenlerin Yakasından Düşün Artık

 

 

Ülkemizde uzun zamandır bir furya başladı. Eğitimde yaşanan olumsuzlukların, sıkıntıların tek kaynağının öğretmenler olarak görülmesi. Hâlbuki bizler eli öpülesi insanlardık, gelecek nesilleri yetiştirip, geleceği inşa edenlerdik. Bizler sadece “24 Kasım Öğretmenler Gününde” geleceği inşa eden, eli öpülesi insanlar olduk. Bizlerin bugün geldiği nokta da ise bir yılın geriye kalan 364 gününde suçlananlar olduk.

Oysa bizleri her fırsatta suçlayanların, bu sözleri neden söylediklerini açıklayan tek bir cümle vardır. O da “Bugün öğretmenleri aşağılayarak rencide edenlerin, birilerine şirin gözükerek siyasi veya bürokratik rant sağlamaya çalışan insanlar olduğu” dur.

Geri de bıraktığımız süreci incelediğimizde öğretmenlerimiz ile ilgili her hangi bir kazanımın olmadığını görmekteyiz. Bunun yanı sıra sözlerle rencide edilmek ise işin farklı bir boyutunu oluşturmaktadır.

Bir yıl içersinde öğretmenlerimiz için söylenen sözleri şöyle sıralayabiliriz:

Yılda üç ay çalışmayıp yattığımız,

Ödeneği olmayan okullarımızı iyileştirmek için çalışırken, soruşturma sonucu ceza aldığımız ve zan altında bırakıldığımız,

Eşit işe eşit ücretti hak etmediğimiz,

Öğrenim ve sağlık özründen mahrum bırakıldığımız,

İl emrinin kaldırılması sonucu mağdur olduğumuz,

 

Son olarak da Fatih Projesi kapsamında biz öğretmenlerin teknolojik kapasitemizin sadece elimizde ki cep telefonları ile sınırlı olduğumuzun söylenmesi.  Bunu söyleyenlerin öncelikle kendilerinin teknolojik düzeylerinin ölçülmesi gerekmektedir. Bir makama sahip olmak, teknolojiden çok iyi anladığınız anlamına gelmemektedir. Bu sözleri sizin ayıbınız olarak hafızalarımıza kaydediyoruz. Müdürlük makamı geçicidir, oysa öğretmenlik daimi ve kalıcı bir meslektir.

 

Artık bazılarının ellerini öğretmenlerin omzundan çekmesi gerekmektedir.  Çünkü öğretmenlik mesleği sınıfta öğrenci ile olur. Bugün suçladığınız öğretmenler, sizlerin angarya işlerinden dolayı sınıflarında öğrencileri ile ders işleyememektedir. Çünkü nerde bir tören bir etkinlik varsa anında bir emirle öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz zorunlu bir şekilde katılmaktadır. Bu katılımların kalabalık olmasının sağlanmasında ki temel amacı bugün kimse inkâr edemez. Törene gelen üst amire bir alt amirin hoş görünme çabasıdır.

 

Hele bir de öğretmenlerinin teknolojik ve kişisel gelişimlerine kafa takılmış ki, sürekli seminer, konferans ve toplantı düzenlenmektedir. Öğretmen nerede, gelen emir üzerine seminer de, konferans da veya toplantı da. Dersler ne oldu?  Dersler boş… Bu iş o kadar abartıldı ki artık hafta sonlarına bile bu faaliyetler düzenlenmekte ve zorunlu katılım sağlanmaktadır.

 

Birde proje faaliyetleri var ki. Adım atmayı bile projeye dönüştürdüler. Bunlar da katılımın zorunlu olduğu projeler…

 

Birilerinin eğitim anlayışları artık sorgulanmalıdır. Eğitimcinin yeri öncelikle sınıfı ve öğrencisinin yanıdır. Biz eğitimciler öğrencilerimizi bile aşağılamaktan, rencide etmekten sakınmakta ve her fırsatta onları olumlu motive etmeye çalışmaktayız. Hal böyle iken birilerin her fırsatta bizleri rencide etmesi çalışmamızı eleştirmesi hoş bir görüntü oluşturmamaktadır.

 

Yapılan eleştirileri okurken şöyle bir durumda dikkati çekmektedir. Eleştiri yapanlar acaba devlet okullarında öğretmenlik yaptı mı? Tozlu sınıflar da tebeşir tozu yuttu mu? Ya da devlet okulunda idarecilik yaptılar mı? Bu soruların cevabını bürokrasinin yapısı ortaya koymaktadır.

 

Öğretmen olmayanların öğretmenleri eleştirmesiyle, eğitim sisteminde yapılacak değişikliklere öğretmenlerimiz dâhil edilmediği sürece bu sistemin çarklarından bazıları her zaman aksayacaktır.

 

Bugün öğretmenleri eleştirenlerin şuan ki makamları ellerinden gittikten sonra öğretmenlerin yüzlerine nasıl bakacaklarını merak etmeyiz. Tüm sistemin günahı bizim boynumuza değil sizlerin boynunadır. Acaba sizler bizlere ne kadar öğretmenlik yaptırmaktasınız. Artık ellerinizi öğretmenlerimizden çekmelisiniz. Her fırsatta öğretmenleri suçlamak yerine, kendinizi sorgulayarak eğitim sistemine katkı sunabilirsiniz. Sizler şu son bir yıl da biz öğretmenlere ne verdiniz ki neyi eleştiriyorsunuz.

 

Şunu unutmayın ki sizler bu sistemin geçicileri, bizler ise kalıcılarıyız…

Melih DURMAZ

Eğitim Yöneticisi / Sendikacı

melihdurmaz80@gmail.com

Keyword : Öğretmenlerin Yakasından Düşün Artık haberi , Öğretmenlerin Yakasından Düşün Artık oku , Öğretmenlerin Yakasından Düşün Artık konusu , Öğretmenlerin Yakasından Düşün Artık hakkında , Öğretmenlerin Yakasından Düşün Artık manşeti , Öğretmenlerin Yakasından Düşün Artık perde arkası , Öğretmenlerin Yakasından Düşün Artık olayı , Öğretmenlerin Yakasından Düşün Artık son dakika , Öğretmenlerin Yakasından Düşün Artık

Henüz Yorum Yok.
İlk Yorum Yapan Siz Olmak İstermisiniz.


(Güvenlik İçin Max:750 Karakter)
Kalan Karakter Sayısı





Öğretmenin Haber Kaynağı İletişim:ogretmendenhaber@hotmail.com